İçeriğe geç

Mehmet Emin Yurdakul hangi edebi topluluk ?

Mehmet Emin Yurdakul Hangi Edebî Topluluk?

İzmir’de yaşıyorum ya, her gün bir şekilde derin düşünceler içinde kayboluyorum. Mesela geçen gün, tramvayda birinin cep telefonundan çıkan “Mehmet Emin Yurdakul hangi edebi topluluk?” sorusunu duydum. Evet, yanlış duymadınız, biri telefonundan bu soruyu araştırıyordu! O an, kafamda birkaç dakika dönüp durdu ve tam olarak ne cevap vereceğimi bilemedim. Sonra düşündüm: “Mehmet Emin Yurdakul, tamam… Hangi edebi topluluk, ha? Hadi bakalım, bu işin içinden nasıl çıkacağım?”

Ve işte karşınızdayım, hem bu soruya eğlenceli bir cevap vereyim, hem de size biraz izlediğim yolu göstereyim.

Yurdakul’un Edebiyatı: Ne Oluyor, Hangi Topluluk?

Hadi önce Mehmet Emin Yurdakul’u tanıyalım. Birçoğumuz, “Mehmet Emin Yurdakul” ismini ya bir Türk edebiyatı dersinden ya da “Yurt Dışında Edinilen Başarılar” tarzı komik YouTube videolarından duymuşuzdur. Ama gelin görün ki, edebiyat dünyasında Yurdakul aslında “Fecr-i Ati” ve “Milli Edebiyat” akımlarının önemli isimlerinden biri. Yani bir nevi “yazı yazarken vatanı kurtarma amacı güden” türde. Yurdakul’un içindeki milli ruhu hayal etmek, bazen bir reklamda “yeni yıldız” gibi parlayan bir sahtekar kadar garip olabiliyor.

O yüzden, ilk başta bir “Fecr-i Ati” (Akşam Yemeği Kulübü, gibi bir şey) topluluğundan bahsedelim. 1908’de kurulan bu topluluk, tam olarak edebiyatı kurtarmaya çalışan, fakat bazen tek bir cümlede takılıp kalan birkaç edebiyatseverin oluşturduğu grubun adıdır. Hani bazen arkadaş ortamında, sohbetler bir anda derinleşir de kimse tam olarak nereye gideceğini bilmez. Fecr-i Ati de öyle işte. Herkes bir şeyler söylüyor, ama işler pek de net olmuyor. Yani, Yurdakul bu ekibe katıldığı dönemde, “Beni de alın arkadaşlar, ben de vatanı kurtaracağım” demiş gibi.

Bir Anlık Fecr-i Ati Sohbeti:

Ben: “Ya, Mehmet Emin Yurdakul aslında hangi topluluğa ait?”

Arkadaşım: “Bence o da Fecr-i Ati’ye katılmıştır, tam bir ‘vatansever’ tipi.”

Ben (içimden): “Vatanseverlik konusunda her şeyi bilen, her şeye uyan bir adam. Süper.”

Arkadaşım (gülerek): “Her şeyde haklı, ama çok ciddi ya! Adam, “Halkı uyandıracağız!” diye yazıyor.”

Ve işte, Fecr-i Ati’yi burada böyle hızlıca anlatabilirim: Genç, umutlu ama pek de sistemli olmayan bir grup. Neyse ki Yurdakul, topluluğun hayal ettiği “yazı devrimini” yapmak için biraz daha pratik bir yola yöneldi. Yani, Fecr-i Ati’den sonra “Milli Edebiyat” akımına geçiş yaptı, orada hem daha sağlam durdu hem de vatanı kurtarmak için tek başına savaşmaya başladı.

Milli Edebiyat: Vatanı Kurtarırken

Peki, Yurdakul’un “Milli Edebiyat” akımına geçişi ne anlama geliyor? Hadi, onu biraz daha açalım. Bu akımda, edebiyatın halkla bütünleşmesi gerektiği vurgulanır. Yani, Yurdakul da kendi şiirlerinde köylülerin, halkın, halkın değerlerinin ön planda olmasını savunuyordu. Hani, “Bir Türk Dünyaya Bedeldir” sloganını atıp, sonra gidip köydeki çocuğun yaşamını kaleme almak gibi. Tam olarak böyle bir şey.

Evet, bir grup insan toplandı ve Yurdakul da onlardan biriydi. Ancak burada dikkat çeken şey, Yurdakul’un millet ve toplum için yazan bir insan olarak devreye girmesi. Topluluk? Evet, ama bu sefer daha somut ve daha fazla vatansever! Şiirlerinde, halkın sorunları, eğitim meseleleri ve dilin saflaştırılması gibi konuları sıkça ele aldı. Hani bir gün bir kahvede oturup, “Ya, aslında köylülerin de sesini duyurmalıyız” dediğinde, işte Yurdakul tam olarak bunu yapıyordu.

Yurdakul’un Topluluğu Bugün

Bugün, “Mehmet Emin Yurdakul hangi edebi topluluk?” diye sorduğumuzda, aslında aradığımız cevap şu olabilir: Yurdakul, halkın sesiyle özdeşleşmiş ve edebiyatı bu sese adapte etmeye çalışmış bir figürdür. Bu konuda büyük bir değişim yaratmış olmasa da, çok önemli bir adım atmıştır. Yani onun bir yazı devrimi yoktu belki, ama milli duyguları ve halkı yücelten dilini kullandı. Hani, sanki bir film karakteri gibi düşündüğünüzde, Yurdakul o “halkçı kahraman” olurdu.

O zaman şöyle toparlayalım: Mehmet Emin Yurdakul, Fecr-i Ati’nin eski kafalı ama hala umutla dolu üyelerinden biri olarak yola çıkıp, Milli Edebiyat akımına katıldı ve halkı anlatmaya başladı. Belki de bir gün, “Mehmet Emin Yurdakul hangi edebi topluluk?” diye sorduğumuzda, cevabımız şu olabilir: “Vatansever bir topluluk, halkçı bir topluluk, ama en çok da içten bir topluluk.”

Sonuç Olarak

Yani, Mehmet Emin Yurdakul’un hangi edebi topluluğa ait olduğu sorusunun cevabı aslında oldukça derin. Bazen çok ciddi görünen bu edebi akımlar, bir arkadaş ortamında yapılan sıradan espriler gibi olabilir. Hani, bazen sohbet ederken “Ya ne olacak, hepimizin derdi bir şekilde aynı” diyebileceğimiz anlar olur ya, Yurdakul’un edebi topluluklarda yer alması da aslında bir anlamda “herkesin derdi bir şekilde halkı anlatmak” gibi bir şeydi. Bunu esprili bir şekilde anlatmaya çalıştım, ama kesinlikle bu işin ciddiyetini de göz ardı etmedim.

Sonuçta, Fecr-i Ati mi, Milli Edebiyat mı? Bence önemli olan, bu toplulukların her birinin aslında toplum için bir şeyler yapma amacını güdüyor olması. Bizim de, her gün sosyal medyada, kafelerde, yolda, tramvayda, “Mehmet Emin Yurdakul hangi edebi topluluk?” diye sorarken, aslında biraz da toplumsal kimliğimizi sorguluyor olmamız.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort Megapari
Sitemap
https://tulipbetgiris.org/elexbett.net